29 - Manuel Garcia.
Manuel Garcia.
Manuel Garcia adında gururlu bir baba, mahallesinde çalışkan bir adam olarak bilinirdi. Karısı ve ailesi, işi ve gelecek planlarıyla her şey olması gerektiği gibiydi. Mide ağrıları çeken Manuel Garcia, bir gün bir kliniğe gitti. Bedeninde kanserli dokular bulunduğunda, doğa yasaları çiğnenmişti. Milwaukee Kasbası' ndan Manuel Garcia, kasabanın tıp merkezine yatırıldı. Ve daha otuz dokuz yaşında kum saatindeki kumlar akmaya başladı.
"Seçeneklerim neler?" diye acı içindi sordu Manuel Garcia.
Doktoru "Yalnızca iki seçeneğin var" dedi. "Kanser tedavi edilmezse öldürücü olur, kısa zamanda tedavi ise acı verir ve hiçbir garantisi yok."
Böylece başladı Manuel' in kişisel destanı. İlaçların verdiği sersemlik içinde geceleri uykusuz geçiyordu. Uzun ve soğuk koridorlardaki ayak seslerinin yankıları onun dakikalarını ve saatlerini alıp götürüyordu. Manule Garcia bir şeyin içini kemirdiğini biliyor ve umutsuzluk içinde yaşıyordu. Kanser yirmi kilosunu almış götürmüş, şimdi de ilaçlar saçlarını döküyordu.
Dokuz ay tedaviden sonra doktor geldi.
"Manuel biz yapabileceğimiz her şeyi yaptık" dedi "Şimdi kanser bir yol ayrımında, bundan sonrası sana kaldı."
Manuel aynada üzgün, ürkek bir yabancı görüyor, yüzü öylesine solgun, kendi öylesine yalnız ve korkmuş. Sevgisiz, tek başına ve hastalıklı yaşıyor, 55 kiloya inmiş ve başında saç kalmamış. Altmış yaşında Carmen' ini onsuz düşünüyor. Dört küçük çocuğunu babasız görüyor. Perşembe geceleri Jolio' da ki iskambil partileri ve isteyip de yapmadığı her şey aklına geliyor.
Hastaneden çıkacağı gün Manuel uykudan uyandı. Yatağının çevresinde ayak sesleri vardı. Gözlerini açtı ve hala düş görüyor sandı. Karısı ve dört arkadaşı da saçsızdı. Gözlerini açtı kapadı, bir daha baktı inanamadan. Beş parlak kafa yan yanaydı. Hala kimsenin ağzından tek söz çıkmamıştı. Ama sonra öyle çok güldüler ki gözleri yaşardı. Sesleri hastane koridorlarında çınladı.
"Patron, bunu senin için yaptık" dediler arkadaşları.
Tekerlekli sandalyesini ödünç arabaya yerleştirdiler. "Amigos, estamos contigo ves." şarkı söylediler. Manuel Garcia' yı mahallesine götürdüler. İki odalı evinin önünde indirdiler. Mahalle bir pazar günü için çok sessizdi. Manuel derin bir soluk alıp yakasını düzeltti. Daha o çalmadan kapı sonuna kadar açıldı. Etrafını tanıdık yüzler sardı. Aileden ve çevreden sevgi dolu elli tuhaf yüz vardı. Hepsi saçlarını kazıtmıştı ve onu sevdiklerini söylüyorlardı. Kanser hastası Manuel Garcia, baba, koca, komşu ve dost Garcia.
Boğazındaki düğüme aldırmadan "Konuşmayı beceremem ama burada söylemem gereken bir şey var" dedi. "Kanserim ve kelliğimle yalnızım sandım. Bana ihtiyacım olan gücü verdiniz, sağ olun. Şimdi Tanrıya şükür sizler yanımdasınız. Umarım bu sevgiyle daha uzun süre yaşarız."
__________________
BENİ TAKİP ETMEYE DEVAM EDİN. ARŞİVİNİZ ZENGİNLEŞSİN...Saniyeler icinde ücretsiz üye olup herseyden faydalanmak icin
Tıkla]
Konu BesiktasKartali tarafından (05-04-2009 Saat 11:25 ) değiştirilmiştir..
|